ADNAN OKTAR: “Şimdi insan o kadar alışmış ki kötülüğe, hatta kötüye, birisi karşısına çıkıp, o değil, asıl olan, olması gereken güzellik huzur bu denince şaşırıyor ve sanki bir algıda soruna yol açıyor. Özellikle duymasını istediğim biri de izliyor şimdi. Yani insanlara huzurlu, güzel, saygılı yaklaşınca, mesela sizlerden söz ediyorum tabii ki, bazı insanlar şaşırıyor. Bunun önüne nasıl geçeceğim?” diyor. Şimdi, dünya melek gibi insanlarla dolu değil. Şeytan gibi insanlar da var, melek gibi insanlar da var. Allah diyor ki; “İnsanların çoğu iman etmez, iman edenlerin çoğu da Allah’a şirk koşmadan iman etmez” diyor. İblis gibi, şeytan gibi insanlar dünyada çok, olacak. Şimdi nur gibi bir Müslümanla karşılaşınca şeytan ve ordusu, onun görevi ne? Nefrettir, kindir, öfkedir ve bunu teşvik etmektir. O zaman o şeytanlığını yapmıyor demektir. Halbuki onu Allah şeytan olarak yaratmış. Ve şeytana uyan onun ordusundan da bahsediyor Allah; “Atlılarınla, yayalarınla şamata yaparak ve fısıldayarak müminlere saldıracaksın” diyor Allah. “İman edenlere saldıracaksın” diyor ayette. Onlar da işte yayalarıyla, atlılarıyla, haykırmalarıyla, bağırmalarıyla, şamatalarıyla Müslümanlar’a inananlara, ehl-i nura, ehl-i İslam’a, müminin ve müminata saldırıyor. Kimi kafirun ve kafirat olarak, kimi münafıkun ve münafıkat olarak, tuğyan ve delalet bu tarzda bir saldırı içerisinde oluyor ve olacaktır. Bu onların yaratılışında var. Biz buna şaşırırsak olmaz. Biz ama daima iyilikle, güzellikle karşılık vermekle mükellefiz. Fakat şu an deccaliyet, tuzun suda erimesi gibi erimeye başladı artık. Çünkü Mehdiyet, su gibi sardı dünyayı. Deccaliyeti nerde görse, eritmeye başladı.