Özgür Çelik’in bu incelemesi, Patrick Haenni ve Bernard Rougier gibi isimlerin çalışmaları üzerinden siyasal İslam’ın geçirdiği yapısal dönüşümü ve güncel dindarlık biçimlerini tartışmaktadır. Haenni, İslamcılığın klasik siyasi iddialarından uzaklaşarak bireysel başarı, girişimcilik ve tüketim kültürüyle eklemlenen bir "Piyasa İslamı" modeline evrildiğini savunmaktadır. Bu süreçte dini pratiklerin dünya ile uyumlu hale geldiği ve kişisel gelişim odaklı yeni bir dindarlık anlayışının doğduğu vurgulanmaktadır. Ancak metin, Selefilik gibi daha katı ve kuralcı akımların varlığını sürdürdüğünü hatırlatarak, İslami hareketlerin tamamen piyasaya teslim olmadığını göstermektedir. Sonuç olarak kaynak, İslamcılığın sona ermek yerine ideolojik ve pratik açıdan çeşitlenerek farklı biçimlerde yeniden üretildiğini ifade etmektedir. Metin, Müslüman toplumlardaki bu karmaşık değişimi modernite ve küreselleşme bağlamında kapsamlı bir şekilde analiz etmektedir.