Müyesser Yıldız’ın bu yazısı, Suriye yönetimi ile SDG/YPG arasında imzalanan 30 Ocak anlaşmasını ve bu sürecin Türkiye’deki yansımalarını eleştirel bir dille ele almaktadır. Hükümet ve ortağının bu gelişmeyi terörün bitişi ve örgütün tasfiyesi olarak sunmasına karşın, yazar sahadaki sembollerin ve yapıların aslında korunduğuna dikkat çekmektedir. Metin, örgüt militanlarının silah bırakmak yerine sadece yer değiştirdiğini ve "Rojava" ideallerinin Suriye’nin yeni idari yapısında meşrulaştırılmaya çalışıldığını savunmaktadır. Özellikle üst düzey teröristlerin güvenli geçişlerle bölgeden ayrılması ve özerk yönetim ısrarının sürmesi, yazar tarafından bir "fesih" değil, stratejik bir dönüşüm olarak nitelendirilmektedir. Sonuç olarak kaynak, Ankara’nın yürüttüğü yeni açılım sürecinin ve Suriye’deki entegrasyon modelinin Türkiye’nin güvenlik kaygılarıyla çeliştiğini öne sürmektedir.