Erol SUnat, toplumsal düzensizliği ve bireylerin içine düştüğü çaresizlik hissini merhum Erkin Koray’ın dizeleriyle harmanlayarak ele almaktadır. Yazar, "karman çorman" ifadesi üzerinden günlük hayatın karmaşasını, ekonomik sıkıntıları ve insanlar arasındaki kopukluğu derin bir melankoliyle tasvir eder. Toplumun her kesimine sirayet eden bu belirsizlik ve ruhsal dağınıklık, çözüm yollarının tıkanmasıyla daha da ağırlaşmaktadır. Özellikle Ramazan ayı odağında, gösterişli sofralar ile gerçek yoksulluk arasındaki uçurum keskin bir dille eleştirilir. Metin, soyut edebiyat yapmak yerine ihtiyaç sahipleri için somut adımlar atılması ve cömertliğin ön plana çıkarılması gerektiğini vurgular. Sonuç olarak, yozlaşan değerlere karşı bir vicdan muhasebesi ve toplumsal yardımlaşma çağrısı yapılmaktadır.