Mehmet Özkendirci, Türkiye’deki yayıncılık dünyasında karşılaştığı etik dışı uygulamaları ve yaşadığı kişisel mağduriyetleri çarpıcı bir dille eleştirmektedir. Metin, yayınevlerinin yazarları maddi olarak sömürdüğü dolandırıcılık yöntemlerini ve basılmayan kitaplar üzerinden kurulan sahte düzenleri gözler önüne serer. Yazar, nitelikli eserler yerine sadece para odaklı çalışan şirketlerin sektörü nasıl ele geçirdiğini kendi tecrübeleri üzerinden detaylandırır. Aynı zamanda, ana akım yayınevlerinin yeni isimlere kapılarını kapatarak sergilediği kibirli tutum ve ilgisizlik de metnin temel şikâyet konuları arasında yer alır. Sonuç olarak bu kaynak, Türkiye'de bir yazar adayı olmanın getirdiği zorlukları ve sektörel yozlaşmayı sanatsal bir sitemle özetlemektedir.