Bu yazı, Fener Rum Patrikhanesi’nin uluslararası arenada kullandığı "ekümenik" ve "Konstantinopolis" unvanlarının Türkiye’nin egemenlik hakları ve Lozan Antlaşması çerçevesindeki statüsüyle yarattığı çelişkileri ele almaktadır. Yazar, Patrik Bartholomeos’un yabancı liderlere gönderdiği mektuplarda bu sıfatları kullanmasını eleştirirken, Türk devlet yetkililerinin ve siyasi isimlerin bu duruma verdikleri farklı tepkileri kronolojik bir akışla sunmaktadır. Özellikle İçişleri Bakanlığı’nın idari yetki alanına giren bu kurum üzerindeki denetim gücü sorgulanmakta ve patriğin son dönemdeki diplomatik faaliyetlerinin ulusal politikalara aykırılığı vurgulanmaktadır. Kaynak, dini unvanların siyasi birer araç haline gelmesinin Türkiye’nin toprak bütünlüğü ve tarihsel kazanımları üzerindeki olası risklerine dikkat çekmektedir. Son olarak, devletin bu "unvan ihlallerine" karşı daha somut ve caydırıcı adımlar atması gerektiği savunulmaktadır.