Yazar Roza Kurban, aile kökeni ve toplumsal sınıf üzerinden yapılan ayrımcılığı kendi yaşamından ve güncel siyasetten örneklerle eleştirmektedir. Metin, CHP lideri Özgür Özel'e yönelik küçümseyici ifadeler ile yazarın geçmişte bir işçi kızı olarak maruz kaldığı önyargıları birbirine bağlamaktadır. Tataristan'da bir okul müdürüyken yaşadığı anılarını paylaşan yazar, bir bireyin başarısının ve liyakatinin ailesinin mesleğiyle ölçülemeyeceğini savunmaktadır. İnsanları doğuştan gelen statülerine göre değerlendirmenin insan onuruna aykırı olduğu ve asıl değerin emekle kazanıldığı vurgulanmaktadır. Kendi geçmişini reddeden yöneticilerin tutarsızlığına dikkat çekilerek, makam sahibi olanların vicdan ve tevazu sahibi kalmaları gerektiği hatırlatılmaktadır. Sonuç olarak bu yazı, her türlü sınıfsal kibrin karşısında alın terinin ve dürüst mücadelenin üstünlüğünü yücelten bir ders niteliği taşımaktadır.