Müyesser Yıldız'ın bu yazısı, Ankara'da gerçekleşecek olan NATO zirvesini ve Türkiye'nin ittifak içindeki güncel konumunu eleştirel bir perspektifle ele almaktadır. Yazar, zirve öncesinde alınan olağanüstü güvenlik önlemlerinin ve muhalefetin tavrının, NATO karşıtı sesleri susturmaya yönelik olduğunu savunmaktadır. Metin, ABD NATO Temsilcisi Matthew Whitaker’ın İncirlik ve İzmir’deki stratejik askeri tesisleri ziyaret etmesinin, bölgedeki yeni güvenlik mimarisi ve muhtemel harekat planlarıyla olan bağını sorgular. Türk savunma sanayisine yönelik övgülerin arka planında yeni mali yükümlülükler ve askeri sorumluluklar olabileceğine dikkat çeken makale, Türkiye'nin ulusal çıkarlarının bu süreçte ne ölçüde korunduğunu tartışmaktadır. Ayrıca yazar, geçmişteki diplomatik tavizleri hatırlatarak, iktidarın Trump ve NATO ile olan ilişkilerindeki çelişkili tutumları ve bölge ülkelerine yönelik riskleri sert bir dille eleştirmektedir. Sonuç olarak kaynak, yaklaşan zirvenin Türkiye için sembolik bir ev sahipliğinden öte, ciddi stratejik ve siyasi sonuçlar doğurabilecek bir dönüm noktası olduğunu vurgulamaktadır.