Müyesser Yıldız’ın kaleme aldığı bu yazı, Ankara’daki NATO Zirvesi sürecinde uygulanan aşırı güvenlik önlemlerini ve bu kapsamda gerçekleştirilen haksız tutuklamaları eleştirel bir dille ele almaktadır. Devletin güvenlik ve özgürlük arasındaki dengeyi koruduğu iddialarına karşı çıkan yazar, hiçbir somut gerekçe sunulmadan terör örgütü üyeliğiyle suçlanan akademisyen Doç. Dr. Emel Memiş Parmaksız’ın yaşadığı mağduriyete odaklanmaktadır. Parmaksız’ın cezaevinden verdiği yanıtlar aracılığıyla, bilim insanlarının ve TEMA gönüllülerinin maruz kaldığı hukuki süreçlerin demokratik değerlerle çeliştiği vurgulanmaktadır. Kaynak, bir yandan kadın yoksulluğu ve toplumsal eşitlik üzerine çalışan bir akademisyenin cezaevi günlerini aktarırken, diğer yandan medyanın bu hak ihlallerine karşı takındığı sessiz tutumu sert bir şekilde sorgulamaktadır. Sonuç olarak yazı, zirve süresince parlatılan ülke imajının ardındaki gerçek hukuk krizini ve bireylerin parçalanan hayatlarını gözler önüne sermektedir.