Bu köşe yazısı, millet inşası sürecinde tarihsel bilincin ve kurucu değerlerin vazgeçilmez rolünü ele almaktadır. Yazar, modern siyasi söylemlerdeki "halkların kardeşliği" ve "eşit yurttaşlık" gibi kavramların ardında yatan tehlikelere dikkat çekerek, bu ifadelerin aslında devletin egemenlik yapısını zayıflatmayı hedeflediğini savunmaktadır. Özellikle bölücü örgütlerin ve bazı yeni siyasi oluşumların Türkiye’nin kuruluş kodlarından uzaklaştığı, bunun da toplumsal birliği tehdit ettiği vurgulanmaktadır. Metne göre, dış güçlerin projelerine hizmet eden bu yaklaşımlar yerine, milli kimliğe ve hukukun üstünlüğüne dayalı bir duruş sergilenmelidir. Sonuç olarak yazar, siyasi aktörleri Türklük bilincini ve devletin temel ilkelerini korumaya davet eden sert bir uyarıda bulunmaktadır.