Bu köşe yazısı, iktidar partisinin yirmi beşinci yıl kutlamaları üzerinden Türkiye’nin mevcut sosyo-ekonomik ve siyasi krizlerini eleştirel bir dille irdeliyor. Yazar, kontrolsüz göç dalgasının demografik yapıyı bozduğunu ve eğitim sistemindeki aksaklıkların yerli iş gücünü olumsuz etkilediğini vurguluyor. Terörle mücadeledeki çelişkiler ile liyakati hiçe sayan torpil ve mülakat sistemine yönelik sert eleştiriler öne çıkıyor. Ekonomik boyutta ise fahiş gıda enflasyonu, akaryakıt zamları ve halkın alım gücünün düşmesi gibi hayat pahalılığı sorunlarına dikkat çekiliyor. Toplumsal adaletsizliğin bir göstergesi olarak emeklilerin sefaleti ve şehit ailelerinin ihmal edilmesi, hükümetin kutlanacak bir başarısının olmadığı argümanıyla sunuluyor. Sonuç olarak kaynak, halkın yaşadığı derin mağduriyetler ile siyasi elitlerin yarattığı yozlaşmış düzen arasındaki tezatlığı gözler önüne seriyor.