Mehmet Özkendirci tarafından kaleme alınan bu köşe yazısı, Lagaluga Kabilesi üzerinden otoriter bir yönetim yapısını ve toplumsal yozlaşmayı mizahi bir dille eleştirmektedir. Kurgusal bir ülke tasviri aracılığıyla, adalet sisteminin işlemez hale geldiği, devlet kaynaklarının bir aile tarafından paylaşıldığı ve halkın ağır vergilerle sömürüldüğü bir distopya sunulmaktadır. Yönetimdeki isimlerin halkı cehalet ve korkuyla kontrol altında tuttuğu bu düzende, eğitimden ekonomiye kadar her alanın şahsi menfaatlere göre şekillendirildiği görülür. Yazar, ironik benzetmeler kullanarak özgürlüklerin kısıtlandığı ve yolsuzluğun kanıksandığı bir siyasi iklimi yermektedir. Sonuç olarak eser, mutlak gücü elinde bulunduranların halkın refahı yerine kendi servet ve iktidarlarını koruma çabasını trajikomik bir üslupla gözler önüne serer.