Metin Akgün tarafından kaleme alınan bu yazı, bir toplumun gerçek gücünün askeri teçhizattan ziyade milli birlik ve beraberlik ruhunda yattığını vurgulamaktadır. Yazar, dış güçlerin bir milleti yıkmak için öncelikle içeride nifak tohumları ekerek kalpleri birbirinden ayırdığını ve toplumsal bağları zayıflattığını savunmaktadır. Güncel siyasi olaylar ve tarihi örnekler üzerinden yapılan analizlerde, ortak değerlerden kopuşun ve dijitalleşmenin getirdiği yabancılaşmanın devleti savunmasız bıraktığı ifade edilmektedir. Metin, farklı fikirlerin bir çatışma unsuru değil zenginlik olarak görülmesi gerektiğini hatırlatarak, toplumsal dayanışmanın geleceğimiz için en temel zırh olduğunu belirtmektedir. Sonuç olarak, bölünmenin başladığı noktada yenilginin kaçınılmaz olduğu uyarısıyla, birlikte hareket etmenin hayati önemi üzerinde durulmaktadır.