H. Nurcan Yazıcı tarafından kaleme alınan bu metin, modern toplumdaki geleneksel değerlerin kaybını ve bu durumun yeni nesiller üzerindeki kimliksizlik etkisini derinlemesine ele almaktadır. Yazara göre gençler, teorik olarak anlatılan erdemler ile gerçek hayattaki tutarsız uygulamalar arasında kalarak köksüzleşmekte ve bir anlam boşluğuna düşmektedir. Adalet, ahlak ve emek gibi kavramların sadece sözde kalması, genç kuşağın toplumsal bağlarını zayıflatarak onları savrulan bir kitleye dönüştürmüştür. Sorunun temel kaynağı olarak ebeveynlerin ve eğitim sisteminin çocuklara somut birer rol model sunamaması gösterilmektedir. Metin, toplumsal bir çöküşü engellemek için değerlerin yalnızca anlatılmakla kalmayıp bizzat yaşanarak hayata geçirilmesi gerektiğini vurgulayan güçlü bir çağrıyla sona ermektedir.