Makale, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik askeri müdahalesi karşısında İslam dünyasının sergilediği tutumu sert bir dille eleştiren bir bakış açısı sunmaktadır. Yazar, Müslüman ülkelerin ve dini grupların "din kardeşliği" söylemine rağmen İran’ı yalnız bırakmalarını, hatta Batılı güçlerle iş birliği yapmalarını büyük bir samimiyetsizlik olarak nitelendirmektedir. Rusya, Çin ve bazı Avrupa devletlerinin saldırganlığa karşı duruşu ile İslam dünyasının sessizliği kıyaslanarak, ümmetçilik idealinin pratikte iflas ettiği savunulmaktadır. Süreç boyunca laik ve milliyetçi kesimlerin vicdani bir duruş sergilediği belirtilirken, dini yapıların ve Arap liderlerin sınıfta kaldığı vurgulanmaktadır. Sonuç olarak kaynak, askeri ve siyasi kriz anlarında dini bağların değil, akılcı politikaların ve gerçek insani değerlerin belirleyici olduğunu ifade etmektedir. İslam coğrafyasının bu olaylar ışığında inanç ve dayanışma sınavında başarısız olduğu kanaatiyle yazı sonlandırılmaktadır.