Bu köşe yazısı, Türk milliyetçilik tarihinin en kritik dönüm noktalarından biri olan 3 Mayıs 1944 olaylarını ve sonrasında yaşanan Türkçülük-Turancılık Davası sürecini ele almaktadır. Hüseyin Nihal Atsız’ın komünist faaliyetlere karşı yazdığı açık mektuplarla başlayan bu süreç, milliyetçi gençlerin Ankara’daki büyük yürüyüşüyle toplumsal bir harekete dönüşmüştür. Kaynakta, dönemin tek parti yönetiminin siyasi baskıları, milliyetçi aydınların "tabutluk" denilen hücrelerde maruz kaldığı ağır işkenceler ve İsmet İnönü’nün bu isimleri hedef alan sert tutumu detaylandırılmaktadır. Hukuksuzluklarla örülü yargılama sürecinin sonunda gelen beraat kararı, Türkçülüğün devlet baskısına karşı kazandığı bir fikir zaferi olarak nitelendirilmektedir. Sonuç olarak yazı, 3 Mayıs’ın sadece bir takvim yaprağı değil, bir ülkünün bedel ödeyerek millete mal olduğu ve Türkçüler Günü olarak ölümsüzleştiği gerçeğini vurgulamaktadır.