Nazım Peker tarafından kaleme alınan bu metin, siyasal İslamcıların Atatürk’e yönelik beslediği karşıtlığın temel sebeplerini ve bu tutumun arka planındaki emperyalist bağlantıları eleştirel bir dille inceler. Yazar, bu düşmanlığın özünde Türklük bilincine duyulan nefretin ve Batılı güçlerin çıkarlarının yattığını savunarak okurlarını bu konuda bilinçli olmaya davet eder. Metinde, Atatürk’ün akıl, bilim ve laiklik temelleri üzerine kurduğu Cumhuriyet'in, İslam dünyasındaki en gelişmiş devlet modelini oluşturduğu vurgulanır. Ayrıca, Mustafa Kemal Paşa’nın Osmanlı’nın küllerinden saygın bir devlet inşa ettiği ve dini değerlerin doğru anlaşılması için önemli adımlar attığı hatırlatılır. Son bölümde ise siyasal İslamcı çizgiye kapılan bireylerin, en azından tarafsız bir bakış açısıyla tarihi gerçekleri teslim etmeleri gerektiği savunulur. Bu eser, Atatürk ilke ve inkılaplarının toplumsal huzur ile bağımsızlık mücadelesindeki hayati önemini bir kez daha ön plana çıkarır.