Yazar Mehmet Özkendirci, bu metinde Türkiye’nin mevcut siyasi yapısını üç farklı bakanın profili üzerinden sert bir dille eleştirmektedir. Adalet Bakanı Akın Gürlek, hakkındaki mal varlığı iddiaları ve muhalefete yönelik taraflı tutumu nedeniyle dürüstlük bağlamında sorgulanmaktadır. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, devlet makamına ideolojik semboller taşıması ve mülki amirleri dini vakıfların eğitimlerine yönlendirmesi sebebiyle laiklik ekseninde tenkit edilmektedir. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin ise okullarda tarikat ve cemaatlerle iş birliği yaptığı gerekçesiyle eğitim sistemini dinselleştirmekle suçlanmaktadır. Metnin genelinde, bu atamaların Atatürk ilke ve devrimlerinden uzaklaşan "Yeni Türkiye" vizyonunun bir yansıması olduğu savunulmaktadır. Nihayetinde yazar, kabine üyelerinin milli aidiyetlerini ve liyakatlerini sorgulayarak mevcut yönetimin Cumhuriyet değerlerine zarar verdiğini ileri sürmektedir.