Yazar Mehmet Özkendirci, Türkiye’deki hukuk sisteminde uygulanan çifte standartları ve dini gruplara sağlanan ayrıcalıklı muameleyi sert bir dille eleştirmektedir. Metin, ağır suçlar işlemiş tarikat ve cemaat mensuplarının sağlık gerekçeleriyle erkenden tahliye edilmesini, benzer sağlık sorunları yaşayan muhalif isimlerin ise cezaevinde ölüme terk edilmesiyle kıyaslamaktadır. Özellikle çocuk istismarı ve Sivas katliamı gibi davalardaki sanıkların serbest bırakılması, toplumsal adalete olan güvenin sarsıldığı bir tablo olarak sunulmaktadır. Milli Eğitim Bakanlığı’nın cemaatlerle kurduğu bağlara da değinilerek, devlet kurumlarının liyakat yerine dini yapıların etkisi altına girdiği savunulmaktadır. Sonuç olarak yazar, adalet terazisinin kişiye göre değişmemesi gerektiğini vurgulayarak yetkilileri gerçek bir vicdan ve eşitlik anlayışına davet etmektedir. Ülkede hukukun temel ilkelerinin yerini siyasi yakınlıkların aldığına dair derin bir endişe dile getirilmektedir.