Bu köşe yazısı, Türkiye’deki misyonerlik faaliyetlerinin tarihsel gelişimini ve bu çalışmaların hukuki düzenlemelerle nasıl ivme kazandığını ele almaktadır. Yazar, geçmişte Amerikan kolejleri ve Barış Gönüllüleri aracılığıyla yürütülen bu faaliyetlerin, günümüzde Avrupa Birliği uyum yasaları çerçevesinde daha yasal bir zemine oturduğunu savunmaktadır. Özellikle 2003 yılında İmar Kanunu’nda yapılan değişiklikle "cami" ifadesinin yerini "ibadethane" kavramına bırakması, bu sürecin dönüm noktası olarak nitelendirilmektedir. Bu düzenleme sayesinde apartman dairesi gibi alanlarda kilise açılmasının önündeki engellerin kalktığı ve mülki amirlerin bu talepleri reddetmesinin zorlaştığı vurgulanmaktadır. Sonuç olarak yazar, mevcut yasaların Hristiyanlık propagandası yapan grupların mekân sıkıntısını ortadan kaldırarak misyonerliği kolaylaştırdığına dikkat çekmektedir.