Bu köşe yazısı, küresel ticaret yollarının yaşadığı krizler karşısında Türkiye'nin sahip olduğu stratejik jeopolitik fırsatları ve iç siyasetin bu potansiyele olan ilgisizliğini ele almaktadır. Süveyş ve Panama kanalları ile Kuzey Koridoru’ndaki aksaklıklar, Çin ve Avrupa arasındaki en güvenli ve hızlı alternatif olarak Orta Koridor güzergahını öne çıkarmaktadır. Türkiye üzerinden geçen bu demir yolu hattı, lojistik maliyetleri ve süreyi ciddi oranda düşürerek ülkeye muazzam bir ekonomik kazanç vadetmektedir. Ancak yazar, devletin bu trilyonluk coğrafi avantajı değerlendirmek yerine, sığ siyasi çekişmeler ve vizyonsuz gündemlerle vakit kaybetmesini sert bir dille eleştirir. Neticede Anadolu'nun sunduğu bu eşsiz kaderin, yetersiz yönetim anlayışı nedeniyle bir keder ve kaçırılmış bir fırsata dönüşme riski vurgulanmaktadır.