Erol Sunat'ın bu yazısı, yarım bardak su metaforu üzerinden toplumun yitirdiği nezaket, merhamet ve yardımlaşma gibi temel değerleri sorgulayan derin bir eleştiridir. Yazar, suyun hayatın kaynağı olmasından yola çıkarak, günümüz dünyasındaki maddi hırsların ve bencil yaklaşımların insanlığı nasıl bir vicdan kuraklığına sürüklediğini gözler önüne serer. Metin, Neşet Ertaş’ın tınılarından tarihteki milli direniş ruhuna kadar geniş bir yelpazede, hayatımızdaki yarım kalmışlıkları ve manevi eksiklikleri hüzünlü bir dille işler. Şehirleşme ve hayat pahalılığıyla birlikte karşılıksız iyilik yapma geleneğinin kayboluşuna sitem edilirken, nehirlerin bolluğuna rağmen gönüllerin neden bu kadar daraldığı sorgulanır. Sonuç olarak eser, okuru kendi iç dünyasındaki bardağın ne kadar dolu olduğuyla yüzleşmeye davet ederek insani erdemlere geri dönme çağrısı yapar.